Kayıtlar

Yazanel Edebiyat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

EMPEDOKLES'İN DOSTLARI - Amin Maalouf

Resim
EMPEDOKLES'İN DOSTLARI - Amin Maalouf Atlas Okyanusu kıyısındaki küçük Antioche Adası'nın yalnızca iki sakini vardı: Orta yaşın verdiği olgunlukla sessiz bir hayat sürmek isteyen Alec ile yazdığı ilk romanının yakaladığı başarı sonrası her şeyi ardında bırakan esrarengiz Éve birbirinden uzakta kırılgan yalnızlıklarının tadını çıkaran bu iki insanın yolu bir gün elektriğin, telefonların, televizyon yayınlarının, internetin kısacası her türlü iletişim aracının etkisiz hale gelmesi ile kesişir gerçeğe ulaşma imkanı kalmayınca fısıltı gazetesi işlemeye başlar. Dünya bir nükleer felaketin eşiğindedir. Amerika küresel ölçekte bir terör saldırısına maruz kalmıştır. İnsanlığın hayatını kolaylaştıran teknolojik geliştirmeler artık insanlığın sonunu getirmiştir. Tüm dünya bu söylentilerle çalkalanırken kendilerine Empedokles'in Dostları diyen son derece gelişmiş bir teknolojiye ve tıp bilgisine sahip bir grup gizemli insan bu karmaşaya son vermek üzere çıkar gelir, Alec bu insanları...

BEN ŞEHİT ANNESİYİM - ÜLKÜ DUYSAK

Resim
      BEN ŞEHİT ANNESİYİM ---Şehit annelerine saygıyla--- Ben şehit annesiyim. Gün nedir bilmem. Gülmek nedir bilmem. Güneş her gün doğar, Ama ben ışığını görmem. Hilale bakar, Yavrumun yüzünü görürüm. Yıldızlara bakar, Yavrumun gözlerini görürüm. Sıcacık yatak buz keser her gece. Her gece: “Annem, nasılsın?” der gelir düşüme. Saçlarını okşamak isterim. Dokunamam. Ellerini tutmak isterim. Uzanamam. Hasretiyle kavrulurum da, Ben yavruma sarılamam. Ben şehit annesiyim. Sizler beni anlayamazsınız. Toprağı, Benim okşadığım gibi okşayamazsınız. Mezarında açan çiçekleri, Benim kokladığım gibi koklayamazsınız. Ben şehit annesiyim. Gün nedir bilmem. Gülmek nedir bilmem. Sadece, Yüreğimde yanan ateşi bilirim. Ülkü Duysak  

KİTAP TANITIMI: DİON "GALAKTİK FEDERASYON"

Resim
         DİON "GALAKTİK FEDERASYON" Dion, Galaktik Federasyon bir dünya ve uzay macerası. Kardeş kadar yakın dört arkadaş Nağme, Zümra, Efe ve Arda’dan yola çıkarak duyarlı gençlerin dünyaya iyilik getirme arayışlarının hikâyesi. Elbette tüm güzel hikâyeler gibi gizem, endişe, neşe ve yolculukla dopdolu. Kaz Dağları’nda altın ararken ormanları yok eden bir şirket, bu şirketin açgözlü uzaylı ortakları, ağaç katliamını durdurmak isteyen dört genç ve en az uzaylılar kadar şaşırtıcı bir dost, Dion. Dion, Galaktik Federasyon sevgi, bağlılık, adanmışlık, ağaç ve hayvan sevgisiyle örülü sımsıcak bir hikâye. Erdemli bakışını koruyarak eğlenceli olmayı da başaran Ümran Gündüz’den tüm doğaseverlere, türler arası eşitliğe inananlara, farklılıklara saygı gösterenlere, ilkeleri için harekete geçme cesareti olanlara, gençlere güvenenlere ve kendine güvenen gençlere bir hediye. Alışılageldik uzaylı tiplemelerine bir alternatif ve dünyayı sevmek için bir neden d...

MAVİ YELELİ KURT'UN ARDINDAN DEDEDEN OĞUZ KAĞAN'A – METİN METE

Resim
  MAVİ YELELİ KURT'UN ARDINDAN DEDEDEN OĞUZ KAĞAN'A * Dedelerinden dinledikleri bir hikayenin peşine düşen Kağan, Kürşad ve Yiğit'in macera dolu bir hikayesi... * Baştan sona sizi hikayenin içinde tutacak bir anlatıma sahip bir kitap. * Kürşad ve Kağan bir kuyunun içine düşerler. Düştükleri kuyu gizemli bir şekilde kapanır ve geriye dönemezler. * Mavi Yeleli Kurt ile karşılaşan kahramanlar için asıl macera o zaman başlar. ** Kurt onları Oğuz Kağan'ın dönemine götürür. * Oğuz Kağan'ın doğumundan Anadolu'ya gelişine kadar olan dönemde onun maceralarına ortak olurlar.   Hamur Tipi: 2. Hamur Sayfa Sayısı: 128 ...

ÖZLÜYORUM- GAZİ KARABULUT

Resim
        İlk yazımdı… 25 yıl önce… Amasya’da üniversite öğrencisiyken,   iflah olmaz sevdaya duçar olduğumuz ülkümüz için kaleme aldığım ilk yazı. ÖZLEDİĞİM ALEM başlığı ile Osman Yüksel Serdengeçti’nin yazısından alıntıları paylaştığım Yeni Emel gazetesindeki satırlar. Şimdi 2017… Yine aynı özlemi dile getirerek başlamak istiyorum.   Ülküleri yaşamak, yaşatmak özlemini…   Milli şuuru, yeni nesle ilmek ilmek örme özlemini…   Serdengeçti mütevaziliğinde ama vazgeçmeme kararlılığında 25 yıl sonra yeniden aynı aleme duyulan özlem…   “Bir alem özlüyorum: Asr-ı saadet gibi ebedi faziletlerin, kavi imanların, temiz vicdanların hüküm sürdüğü bir alem.! Bu alemin sakinleri, kelimenin tam ve hakiki manasıyla insan olsun. İçleri huzur, dışları nur ile dolsun..! Geceden başka karanlık, gök gürlemesinden başka gürültü görmesinler, duymasınlar...   Bir alem özlüyorum ki: orada gençler, orada delikanlılar, d...

KÜSKÜNÜM GARDAŞ- İHSAN UĞRAŞ

Resim
          KÜSKÜNÜM GARDAŞ Bir makam kapıp ta, bakî sanarak Özünü satana küskünüm gardaş. İnsan ki, sözünün eri olmalı; Sözünü satana küskünüm gardaş. Bak dün neredeydin, bugün nerdesin? İbret al, kursakta kalır hevesin Kendini seyreyle; necisin, nesin? Gözünü satana küskünüm gardaş. Hakikat; iyi bir söz bırakmaktır, Kendini görecek göz bırakmaktır, Şu yalan dünyada iz bırakmaktır; İzini satana küskünüm gardaş. Bakın söylüyorum siz ölçün, biçin: Bunca tamah bunca ihtiras niçin? Üç günlük dünyada çok servet için Azını satana küskünüm gardaş. Yiğit yazılmalı yiğit bağrına Kimsenin gitmesin sözüm ağrına. Bir kuru gürültü, cazın uğruna Sazını satana küskünüm gardaş. 06.05.1997 İhsan UĞRAŞ

YA SONRA - BAYRAM AKTAŞ

Resim
  YA SONRA          Bir hikayenin özetidir bu anlattıklarım, anlatabildiklerim. Bir yansımadır onca söz, kelam. Zannetmesizler ki aşk acısı çektim, zannetmesinler ki büyük sevdalara yelken açıp ta ala bora oldum. Ne Mecnundum ne de Ferhat. Sıradan bir kuldum, sıradan bir insan, sıradan bir yürektim kendimce. Kimi zaman çok güler, kimi zamanda kendime bile küserdim. Neticede sıradan bir insandım. Beklentim pek çok, gayretim pek azdı. Anlaşılmak için yazar, anlaşılmak için silerdim yazdığım, yazmaya güç yetirebildiğim onca cümleyi. Anlayan bir çift göze hasrettim yazdıklarımda, halada öyleyim ya. Alnından öpüp, yüreğimi ellerinin arasına koyabilecek bir çift göze hep hasret kaldım onca yazı arasında. Anlaşılmak istedim sadece. Sadece anlayan birini istedim. Gayretim, çırpınışlarım hep bunun içindi. Nedense bulamadım…          Şimdi yine yazıyorum, bir yanım hep eksik bunu da biliyorum. Anlayan var...

DÖRT DÖRTLÜK DÖRT KELİME -HALİL MANUŞ

Resim
    Sevgili Dostlar,       Konumuza başlık olarak aldığımız dört kelimeyi çok iyi biliyorsunuz ama madem bugün bunu konu başlığı ettik o zaman bir kez de burada yazıp açıklamakta fayda var diyorum.       Nedir bu kelimeler? 1-       Sevgi, 2- Hoşgörü, 3- Özveri, 4- Paylaşım       Sevgi kelimesi “İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu” diye tanımlanmakta TDK sözlüğünde       Hoşgörü kelimesi dedelerimizin “müsamaha” dediği kelimenin yerine gelen yeni bir kelime. Bunu da “Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu” diye açıklamış sözlük.       Özveri sözlükte “Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçme” diye açıklansa da en kısa tanımı ile fedakârlık diyebiliriz.       Paylaşım ism...

BİR VEFA YAZISI-MESUT YAZANEL

Resim
  Bir vefa yazısıdır… Uzun ince bir yoldayız , bu yol ki hak yoludur, Hakk’ın yoludur, her geçen gün bir nefes yaklaşırız da bir an bile düşünmeyiz belki ölümü … Er geç hepimizin başında ölüm şairin deyimiyle :             Neylersin ölüm herkesin başında./ Uyudun uyanamadın olacak./ Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?     / Bir namazlık saltanatın olacak, / Taht misali o musalla taşında.    (Cahit Sıtkı Tarancı)   Her nefsin canlının tadacağı belki de dünyada insanoğlunun en son öğreneceği duygulardan biriydi. Er ya da geç . Vesile … Bir hastalık belki , belki bir kaza kaderin aynası olan , alın yazsısı, kalbin durması, kriz, bir pıhtıen kutlu emir, Bakara Suresinin 156. Ayetinde zikredildiği üzerine الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ ﴿١٥٦﴾ Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne). A...