PROF.DR. BEKİR ÇINAR - DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
DOĞRU KONUŞALIM DOĞRU YAZALIM
Bir millete şahsiyet veren, onu diğer milletlerden farklı kılan, millî kültür hazinesidir. Bu hazine, o milletin düşünce tarzını, yaşayış biçimini, dünya görüşünü belirler. Kültür o milletin İnanç, ahlâk nizâmı, tarih ve dil şuurunu oluşturur.
Dil, kültürün oluşmasında mihenk taşıdır ve milletin doğmamışlarıyla ölmüşleri arasında köprü kurar. Ne yazık ki kıymetini bilmediğimiz değerler arasında birinci sırayı alıyor bu gün dilimiz.
Sözlü ve yazılı basın organlarından tutunuz da iş yeri levhalarımıza kadar bir aşağılık duygusu ve bezirganlıkta yarışır duruma geldik bu gün.
Aşağıda vereceğimiz birkaç örnek, dili kullanmadaki perişan hâlimizi ne güzel anlatıyor.
Eskiden mebus denirdi. Sonra milletvekili dedik. Şimdi parlementer diyorlar. Parlementer laf yapan, laf üreten demektir. Eskiden vekiller heyeti denilen kelime sonradan bakanlar kurulu şeklinde Türkçeleştirildi. Bu gün ise kabine şeklini aldı. Kabine, Kazak Türklerinde hâcethâne yani tuvalet demektir. Herkes kendi davranışına uygun kelime türetiyor, biz ne yapalım diyebilirsiniz. Bu da sizin yorumunuz olsun.
Bu kadar değil elbette. Kitle yerine kütle; cirm (hacim) yerine cürm (suç); dalâlet (sapıklık) yerine delâlet (yol gsterme) ; nüfuz (güç) yerine nüfus (sayı) kelimeleri kullanılarak büyük yanlışlıklar yapılıyor.
Buz kütlesi denir ama; insan kütlesi denmez. “Ateş olsa cirmi kadar yer yakar.” sözünde cirm yerine cürm kelimesini kullanamazsınız. Nüfuzlu kişi denir; ama nüfuslu kişi denmez.
Ya şart yerine koşul kullananlara ne demeli? Şart etmek, şart koşmak, imanın şartı, şart olsun…ifadelerini koşul sağlar mı? Asla .
Hiçbir Türk vatandaşının bunlardan banane deme hakkı yoktur. Herkesin Türkçe’yi doğru kullanmak millî bir görevidir. Bu husus kanatimce vatan savunması kadar önemlidir. Çünkü devletlerini ve vatanlarını kaybeden milletler, yeni bir devlet kurabilirler ve kaybettikleri vatanlarını tekrar kazanabilirler ancak; dillerini kaybeden milletler, her şeyini kaybeder.
Şair boşuna mı söylemiştir: “Dil yarasını andıracak yara bulunmaz.” diye. Aslında suç ne baltalayıp canlandıramadığımız dilimizde; ne de bozup düzeltemediğimiz kültürümüzde. Suç bizde…

Yorumlar
Yorum Gönder